14 Ağustos 2011 Pazar

Düşler Krallığı...

Bu geçirdiğimiz günlerde hem havanın sıcaklığından, hem de tembellikten çok fazla dışarı çıkmıyoruz bildiğiniz gibi. Gece sahura kadar dışarda yeteri kadar atıyoruz demekki sosyal aktivite ihtiyacımızı, gündüz çok da dışarı çıkasım gelmiyo, böyle vıcık vıcık ter ne gerek var şimdi.. Evde rahat köşeme geçip, püfür püfür eserken o güzel manzaranın karşısında kitap okumak daha cazip geliyor bana ne yalan söyliyim. Bu aralar götümden yediğim iğneler sağolsun çok fazla oturamıyor olsam da kitap okuma köşemin rahatlığı yine de cezbedici geliyor bana. Bu arada benden size tavsiye, ne olursa olsun ama ne olursa olsun her yolu deneyin de sakın antibiyotik iğne yaptırmayın. Tecrübe ettim, Allah da o iğneyi kahretsin!

Neyse gelelim asıl konumuza. Geçen gün bir kitaba başladım ki aman yarabbi. Hani kitabın son kapağını kapatırken şöyle bir bakarsın ya, okuduklarını sindirmeye çalışırsın.. Yok ben sindiremedim, bitmesin istedim hatta kitaba girmek istedim ya dedim ben de orda yaşıyim nolur ki.. Bunalıma girdim resmen. Bir aşk hikayesi ancak bukadar sıradışı şekilde başlar, bu kadar eylenceli olur ve ancak bu kadar güzel anlatılırmış, tebrik ettim!
Kitabı elimden düşüremedim diye bir tabir vardır ya, heh onu yaşadım işte bu kitabı okurken. Sanki film izler gibi, bazı sahneleri vardı ki kendimi tutamayıp olaylara bile karışır buldum kendimi heyecandan: 'hadi ama yapma' 'hassiktir' 'off inatçı' 'ayyhh canım ya' gibi tepkiler vermeye başladım istem dışı, çok ciddiyim! Hele o savaş alanındaki sahne... Alllaaaaaaaahhhh diye bağırıp sahnenin içine giresim geldi yeminle.. Gidip adamı atın üstünden indirip boynuna atlayasım geldi.. 'Aşık oldum lan sana it herif' diye bağırasım geldi.. Kitap okumak iyi bir şey derler bir de. Al bak bana kafayı yedirtti üstüne bir de bunalıma soktu pehh!
Kitap bitti, ben mal olmuş vaziyette düşünüyorum. 'yok mu lan böyle bir adam? Çıksın benim de karşıma!' Bildiğin cama çıkıp bağırasım geldi 'Yokmuuu laaağğğğnnn' diye, öyle etkisinde kaldım. Rüyalarımdaki erkek ya, hem güçlü, hem kendinden emin, hem aşık ve aşkını el üstünde tutabilecek kadar adam! Ayrıca çok iyi sevişiyo onu da göz ardı etmemek lazım ki kitabın çoğu kısmında bunu anlamak çok kolay. Ve en önemlisi esmer... Aaahh ahhhh millet böyle aşklar yaşarken biz de anca öküz sürelim tarlada ofhh..
Kitap kızın kaçırılmasıyla başladığındanmıdır o gün bu gündür bir kaçırılma isteği uyandı içimde, öyle sapıttım yani. Ablamla kitap hakkında yaptığımız yorumları yazar duysa bizi soktuğu bunalıma üzülür, kitabı yazdığına pişman olur, best seller olması önemli değil yazmasaydım keşke der.. Ah be yazar ablacım, eminim senin bizim hödüklerden haberin yoktur ki nerden anlican sen bizi..

Kitabın etkisi hala sürerken diş ağrılarım da aynı şiddetiyle devam ediyo ne yazık ki.. Yakında dişlrimi söküp atıcam o boyuta geldi. Hayır yediğim iğnelerle götümü kaybettim nerdeyse de hala geçmedi ya şu diş ağrısı pes! Ben bu ağrılarla savaşıp bir yandan da siyah atlı muhteşem kahramanımı düşünürken size de bu kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Kızlar okuyun da azcık bunalıma girin. Keşke bizim öküzlerde de okuma yeteneği olsaydı da okuyup azcık adamlık görselerdi ama nerdeeee...
Neyse benden bu kadar. Ağrılarımı da alıp gidiyorum. Gittim...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder